6 Şubat'ın üçüncü yılında 'Asrın İnşası' vurgusu: Devlet ve millet el ele verdi

TAKİP ET

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Ankara'da düzenlenen 'Asrın İnşası: Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli'nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, afet sonrası sürecin devlet-millet dayanışmasıyla bir diriliş ve ihya hamlesine dönüştürüldüğünü vurguladı.

(MHA) Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen deprem felaketinin üzerinden 3 yıl geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara'da düzenlenen "Asrın İnşası Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli"nde konuştu.

Burhanettin Duran: Devlet ve millet ele ele verdi, yapılamaz denileni yaptı

Açılış konuşmasını yapan İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen sürecin yalnızca bir yeniden inşa faaliyeti değil, aynı zamanda güçlü bir devlet-millet dayanışmasının ve diriliş iradesinin somut göstergesi olduğunu vurguladı.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Duran, panelin amacının hafızayı diri tutmak ve Türkiye’nin geleceğine dair ortak bir perspektifi paylaşmak olduğunu belirterek, “Bu buluşma; yaşadıklarımızı unutmadan ileriye doğru yürüyebilmenin, acıyı geride bırakmadan ama umudu büyütebilmenin bir ifadesidir” dedi.

“Türkiye tarihinin en ağır sınavlarından biriyle karşı karşıya kaldı”

Duran, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin Türkiye tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu ifade etti. “Asrın Felaketi olarak nitelediğimiz bu depremler, 11 ilimizde derin izler bıraktı, 14 milyon vatandaşımızın hayatını doğrudan etkiledi” diyen Duran, depremler nedeniyle 53 binin üzerinde vatandaşın hayatını kaybettiğini, 107 bini aşkın kişinin yaralandığını hatırlattı.

Hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyen Duran, depremi bizzat yaşayan ve yakınlarını kaybeden vatandaşlara da sabır ve metanet temennisinde bulundu.

“Büyük felaketler milletlerin karakterini ortaya koyar”

Depremlerin yalnızca yıkım üretmediğini, aynı zamanda milletlerin karakterini ve dayanışma ruhunu görünür kıldığını vurgulayan Duran, 6 Şubat sonrası sürecin Türkiye açısından güçlü bir diriliş hikâyesi olduğunu söyledi.

“Devletimiz ilk andan itibaren tüm imkânlarıyla sahaya indi. Sivil toplum kuruluşlarımız tereddüt etmeden görev üstlendi. Vatandaşlarımız ellerindeki imkânlarla değil, yürekleriyle, dualarıyla yardıma koştu” diyen Duran, bu sürecin Türkiye’nin teknik kapasitesi kadar vicdanını ve dayanışma gücünü de ortaya koyduğunu ifade etti.

Bu güçlü iradenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kalıcı, kapsayıcı ve insan merkezli bir yeniden inşa ve ihya süreciyle kurumsal bir çerçeveye kavuşturulduğunu belirtti.

“Türkiye ‘yapılamaz’ denileni yaptı”

Duran, Türkiye’nin bu süreçte millet-devlet dayanışmasıyla dünyaya yeni bir standart sunduğunu vurgulayarak, “Türkiye ‘yapılamaz’ denileni yaptı” dedi.

Yeniden inşa sürecinin yalnızca yıkılan yapıların yerine yenilerini koymak olmadığının altını çizen Duran, bu yaklaşımın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıkça dile getirdiği ‘hiçbir vatandaşı sahipsiz bırakmama’ anlayışının bir tezahürü olduğunu söyledi.

Bu kapsamda 455 bin konutun vatandaşlara teslim edilmesinin, yürütülen ihya çalışmalarının en somut göstergelerinden biri olduğunu belirten Duran, depremde ağır yara alan şehirlerin bugün yeni standartlara ve yeni bir çehreye kavuştuğunu ifade etti. Yapılan çalışmaların sadece fiziksel değil; aynı zamanda sosyal adaletin, ekonomik direncin ve toplumsal iyileşmenin yeniden tesisini de içerdiğini dile getirdi.

“Yoğun bir dezenformasyon kampanyasıyla mücadele ettik”

Konuşmasında afet sürecinde yürütülen iletişim çalışmalarına da geniş yer ayıran Duran, kriz dönemlerinde doğru bilginin hayati önem taşıdığını vurguladı. Deprem sonrası süreçte, arama-kurtarma faaliyetlerini sekteye uğratmayı ve toplumsal huzuru zedelemeyi amaçlayan yoğun bir dezenformasyon kampanyasıyla karşı karşıya kalındığını söyledi.

“Yalanların, kurgulanmış içeriklerin ve çarpıtılmış bilgilerin kriz anlarında ne kadar hızlı yayılabildiğini tecrübe ettik” diyen Duran, İletişim Başkanlığı olarak bu süreçte 200’e yakın dezenformatif içeriğe müdahale ettiklerini ve doğrularını kamuoyuyla paylaştıklarını ifade etti.

CİMER Deprem Acil uygulaması devreye alındı

Depremzedelerin taleplerine hızlı yanıt verebilmek için CİMER kriz iletişim stratejisinin derhal uygulamaya alındığını belirten Duran, 6 Şubat sabahı saat 08.30 itibarıyla “CİMER Deprem Acil” uygulamasının hizmete sunulduğunu açıkladı.

Bu uygulama kapsamında 1,7 milyon başvurunun takip edildiğini ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çözüme kavuşturulduğunu belirten Duran, CİMER Çağrı Merkezi üzerinden de deprem sonrası ilk üç ayda 220 binin üzerinde çağrının 7/24 esasına göre yanıtlandığını söyledi.

Uluslararası basın bölgeye davet edildi

İletişim Başkanlığı olarak yerli ve yabancı basın mensuplarının çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla bölgede basın merkezleri kurduklarını aktaran Duran, uluslararası gazetecilere de mihmandarlık yapıldığını belirtti.

6 Şubat depremleri sonrası bölgede görev yapan 11 ülkeden 32 uluslararası gazetecinin, geçtiğimiz hafta yeniden deprem bölgesine götürüldüğünü aktaran Duran, bu gazetecilerin üç yıl sonra gerçekleştirilen büyük ihya sürecini yerinde gözlemleme imkânı bulduklarını söyledi.

2024’ten bugüne kadar 26 ülkeden 366 gazetecinin Türkiye’nin inşa ve ihya çalışmalarını yerinde gördüğünü ifade eden Duran, “Bu, bizim insanımızın diriliş ve başarı hikâyesidir. Tüm dünyanın da bunu alkışlaması yerindedir” dedi.

“Asrın Felaketinin Üçüncü Yılı” kitabı tanıtıldı

Konuşmasının sonunda yeni bir çalışmayı da kamuoyuna tanıtan Duran, “Asrın Felaketinin Üçüncü Yılı: İnşa ve İhya Çalışmaları” adlı kitabın yayımlandığını açıkladı. Takdim yazısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kaleme alınan eserde, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmaların tüm yönleriyle ele alındığını belirtti.

Kitapta küresel ölçekte yaşanan büyük afetlerle karşılaştırmalar yapıldığını, deprem verilerinin infografiklerle sunulduğunu ve sağlık, eğitim, ekonomi, sosyal hizmetler ile iletişim alanlarında yürütülen çalışmaların bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğini ifade etti.

Bakan Kurum: Asrın felaketini, asrın inşa ve ihya hamlesine dönüştürdük

Bakan Kurum, yaptığı kapsamlı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa sürecini tüm boyutlarıyla anlattı. Kurum, 11 ilde yürütülen çalışmalar kapsamında 455 bin konutun tamamlandığını, yaklaşık 2 milyon vatandaşın güvenli yuvalarına kavuştuğunu belirterek, “Bu şehirler ayağa kalkarsa Türkiye ayağa kalkar dedik ve bunu başardık” dedi.

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere kabine üyeleri, bürokratlar ve davetlileri selamlayarak başlayan Bakan Kurum, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Depremin acısının halen taze olduğunu vurgulayan Kurum, “Yüreklerimizi yakan deprem şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

“11 şehrimiz susmuştu”

Depremlerin büyüklüğüne ve yol açtığı yıkıma dikkat çeken Bakan Kurum, 6 Şubat sabahına “büyük bir sessizlikle” uyanıldığını belirterek, “11 şehrimiz adeta susmuştu. Son bin yılın belki de en büyük felaketiyle karşı karşıyaydık” dedi. Depremlerden 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiğini, 53 bin canın yitirildiğini, 100 binden fazla kişinin yaralandığını ve 104 milyar dolarlık doğrudan ekonomik kayıp yaşandığını hatırlattı

Kurum, depremlerin küresel ölçekte olağanüstü şartların yaşandığı bir dönemde meydana geldiğine işaret ederek, “Pandeminin etkileri sürüyordu, Rusya-Ukrayna savaşı başlamıştı, tedarik zincirleri kopmuştu, bölücü terör örgütleri fırsat kolluyordu. Asrın felaketi işte böyle bir kriz sarmalının tam ortasında yaşandı” diye konuştu.

“Milletimize güvendik, durmadık”

Bu zorlu tabloya rağmen devlet-millet dayanışmasıyla sürecin yönetildiğini vurgulayan Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde eş zamanlı olarak hem enkaz kaldırma hem de kalıcı konut çalışmalarının başlatıldığını söyledi. “Önce milletimiz bize inandı, biz de milletimizin desteğiyle bir an olsun durmadık” diyen Kurum, yeniden inşa sürecinin olağanüstü bir hızla yürütüldüğünü ifade etti.

Depremin 15’inci gününde temellerin atıldığını, 45’inci günde ilk konutların teslim edildiğini belirten Kurum, süreç boyunca 3 bin 481 şantiyede, 200 bin işçinin 7 gün 24 saat esasına göre çalıştığını söyledi. “Saatte 23, günde 550 konut ürettik” diyen Kurum, bugün itibarıyla 455 bin konutun tamamlandığını kaydetti.

“Şehirleri sadece bina olarak görmedik”

Yeniden inşa çalışmalarının yalnızca konut yapımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Bakan Kurum, şehirleri bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını söyledi. “Biz biliyoruz ki şehir, sadece insanın inşa ettiği bir mekân değildir. Şehir aynı zamanda insanı inşa eden bir yapıdır” ifadelerini kullanan Kurum, şehirlerin geçmişi taşıyan, bugünü şekillendiren ve geleceğe yön veren canlı organizmalar olduğunu dile getirdi.

Türk-İslam medeniyetinin şehir anlayışını merkeze aldıklarını belirten Kurum, “Bizim şehir anlayışımızda insan vardır, ahlak vardır, komşuluk vardır, merhamet vardır. Şehir; insanın ruhunu yormayan, hayatını kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten bir yaşam alanıdır” dedi.

Bu kapsamda 11 ilde konutların yanı sıra meydanlar, çarşılar, sosyal donatı alanları inşa edildiğini aktaran Kurum, Habib-i Neccar Camii, Tarihi Meclis Binası gibi birçok eserin aslına uygun şekilde ihya edildiğini söyledi. Çarşıların ise her şehrin kendi kimliğine uygun olarak tasarlandığını, böylece esnafa yeni ekmek kapıları açıldığını ifade etti.

“Asrın inşası, güçlü devlet aklının eseridir”

Üç yıl önce karşılaşılan yıkımın insanı çaresizliğe sürükleyecek boyutta olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, bugün gelinen noktanın ise güçlü bir devlet aklının ve kararlı bir liderliğin sonucu olduğunu söyledi. “Eğer kararlı bir devlet aklı varsa, eğer milletine güvenen bir liderlik varsa, en büyük yıkımlar bile yeniden hayata çevrilebilir” diyen Kurum, “Biz zoru başardık” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin deprem sürecinde ne kadar güçlü bir devlet olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirten Kurum, “Bu güç sadece beton ve demirden ibaret değildir. Bu güç; inançtır, kararlılıktır, dayanışmadır, millet–devlet birlikteliğidir” dedi.

Dezenformasyon vurgusu

Konuşmasında deprem sonrası yürütülen dezenformasyon kampanyalarına da geniş yer ayıran Bakan Kurum, en zorlandıkları konunun yalan haberlerle mücadele olduğunu söyledi. “Biz tek bir canı daha nasıl kurtarırız diye çalışırken, bazıları yalanlarla korku pompaladı” diyen Kurum, yanlış bilgilerle çalışmaların sabote edilmeye çalışıldığını ifade etti.

Afet konutlarının faizsiz ve sabit fiyatla vatandaşlara sunulduğunu defalarca anlatmalarına rağmen bilinçli şekilde yalan söylendiğini belirten Kurum, “455 bin konutu görmezden gelip, milletimizin gözünün içine baka baka yalan söylemeye devam ediyorlar” dedi.

“Türkiye en zor gününde bile ayağa kalkar”

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin deprem sonrası ortaya koyduğu birlik ve dayanışmaya dikkat çeken Bakan Kurum, “Bu manzaraya bakan herkes, ister bu topraklardan ister dünyanın öbür ucundan gelsin, aynı gerçeği görüyor: Türkiye, en zor gününde bile ayağa kalkmayı bilen bir ülkedir” ifadelerini kullandı.

Bakan Kurum, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı