Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş "Anadolu Soruyor" Programının Konuğu Oldu

TAKİP ET

AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş Anadolu Yayıncılar Federasyonu tarafından düzenlenen 'Anadolu Soruyor' programına katılarak gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş yaptığı açıklamada, 'Hafta sonuna kadar Cumhur İttifakı olarak 30 büyükşehir ve 51 şehrimizin adaylarını açıklayacağız' dedi.

Mustafa Elitaş: Hafta Sonuna Kadar Tüm Adayları Açıklayacağız

AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş Anadolu Yayıncılar Federasyonu tarafından düzenlenen “Anadolu Soruyor” programına katılarak gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş yaptığı açıklamada, “Hafta sonuna kadar Cumhur İttifakı olarak 30 büyükşehir ve 51 şehrimizin adaylarını açıklayacağız” dedi.

 

Anadolu Yayıncılar Federasyonu tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin nabzını tutan “Anadolu Soruyor” programının konuğu AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş oldu.

Genel Başkan Vekili Elitaş; Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Kon TV Ankara Temsilcisi Çetin Altan ve Kanal Fırat Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Zeki Akbıyık’ın sorularını yanıtladı.

ELİTAŞ: BU HAFTA SONU 30 BÜYÜKŞEHİR, 51 ŞEHRİMİZİN ADAYLARINI AÇIKLAYACAĞIZ

31 Mart Mahalli İdariler Genel Seçimiyle ile ilgili açıklama yapan Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Cumhur İttifakının tüm adaylarının hafta sonuna kadar açıklanacağını söyledi.

Elitaş, “Üst kurulda aldığımız karar gereğince inşallah bu hafta sonu 30 büyükşehir, 51 şehrimizin adaylarını açıklayacağız. Bunlardan 10 civarında olanı Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı ve açıklayacak. Geriye kalan 20 büyükşehirde genel başkan vekilleri ve üst kurulda bulunan Genel Başkan Yardımcısı arkadaşlarımız açıklamalarını gerçekleştirdiler. Yarın inşallah biz arkadaşlarımızla beraber Mersin ile Adana'yı açıklayacağız. Bugün diğer arkadaşlarımız çeşitli büyükşehirlerin açıklamalarını yapacaklar. Cuma günüde olağanüstü bir durum olmazsa bir Düzce ve Bolu'yu eğer program çerçevesinde dün ki yapılan bir ön çalışmada Düzce'nin Bolu'yla ilgili bir açıklama söz konusuydu. Benim arkadaşlarımla beraber yapacağımız açıklamaydı. Yani bu hafta sonuna cuma veya cumartesi günü 51 il ve 30 büyükşehrin aday tanıtım programlarını Cumhur İttifakı olarak gerçekleştiriyoruz. Ben ilk etapta memleketim. Kayseri’yi açıklamak için programlamıştık ama o zaman Konya'ya gidip açıklama ihtiyacı hasıl oldu. Konya'da programı gerçekleştirdik. Daha sonra da Denizli adaylarının programını yaptık. Salonlarda olağanüstü gördünüz. Müthiş heyecan ve motivasyon var. Çünkü bu adaylık sürecinde bu sene bu dönemde farklı bir çizgi, farklı bir konsept geliştirdik. Önce illerde bir temayül yoklaması yaptık bütün. İl başkanı, il yönetim kurulu üyeleri oy vermesi gerekecek kişilerin temayülü alındı. Arkasından o temayüller çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bütün illerin il, ilçe ana kademe, kadın kolları Gençlik Kolları başkanları ve belediye başkanları, milletvekilleriyle birlikte toplantılar gerçekleştirildi. Toplam 81 ilin bu şekilde toplantılar ile hayata geçmiş oldu. En önemli unsurlardan birisi mesela İstanbul'dan 328 kişinin İl, ilçe ana kademe, başkan ve kadın Gençlik Kolları başkanlarla milletvekilleriyle yapılan toplantıda Sayın Cumhurbaşkanımız 28 arkadaşımıza söz verdi. Onlar kanaatlerini beyan ettiler. Konya’dan 80 arkadaşımıza söz hakkı verdi. Onların görüşlerine önem verdi. Bütün teşkilatlar aday belirleme sürecinde talimat alan değil etkili bir pozisyon oldukları kanaatinde olundu” dedi.

 

 

 

ELİTAŞ: VATANDAŞLARIMIZIN YARALARINI SARMAK İÇİN BÜYÜK GAYRET İÇERİSİNDEYİZ

Genel Başkan Vekili Elitaş, 6 Şubat depreminin yıldönümüne ilişkin yaptığı açıklamada ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini söyledi.

Elitaş, “6 Şubat tarihinde Türkiye Büyük Millet meclisinin en önemli gündemlerinden birisi EYT in ile ilgili bir yasal mevzuattır. Deprem olduktan sonra AK Parti Genel merkeziyle yaptığımız istişare çerçevesinde Türkiye Büyük Millet meclisini tatil etmek ve milletvekili arkadaşlarımızın bölgeye gitmesini sağlamak üzerine bir görüş birliğinde bulunmuştuk ve diğer siyasi partileriyle de bu işi yaptık. Çünkü o gün ilk anın oluşmasıyla birlikte herkes. Deprem bölgesine intikal edip oradaki meseleyi değerlendirmek, yaraları sarmak insanların acılarını paylaşmak için bir gayret içerisinde bulunmuşlardı ve bir aya yakın bir süreyle Türkiye Büyük Millet meclisine tatil ettik. Çünkü İstanbul milletvekili olan arkadaşımızın Kahramanmaraşlı akrabaları var. Kayseri Milletvekili olan arkadaşımızın Kahramanmaraş’ta Malatya’da, Hatay’da akrabaları var. Rize milletvekili, Elazığ milletvekili, Konya Milletvekili olan arkadaşlarımızın bu bölgede akrabalar var. Onlarla dertleşsin, paylaşsın, sarılsınlar, kucaklaşsınlar diye gönderdik. Ve o bir aylık süre içerisinde AK Partili milletvekillerinin sahada yaptığı işlerle ilgili paylaşım yaptıklarını hemen hemen göremezsiniz. Ama bakıyorsunuz şimdi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olan o zaman Grup Başkan Vekili Sayın Özgür Özel’in sanıyorum İskenderun Belediye Başkanı ile bir tartışması var. Belediye Başkanı diyor ki; benim burada canlarım gitmiş, içim yanıyor. Siz siyasi rant peşindesiniz, siyasi önlem peşindesiniz. Bırakın Allah aşkına böyle günlerde siyaset mi olur diyor. İşte oradaki zihniyet oydu. O dönemin genel başkanın Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Kılıçdaroğlu'nun saha Danışmanı vasıtasıyla canlı yayın yaptığı yani 7 veya 8 Şubat tarihinden insanların perişan olduğu moral motivasyonlarının bittiği olağanüstü bir şefkatle karşı karşıya bulunmak istediği andan ziyade tahrik kokan bir mesaj. Umuyorum Genel Başkan Kılıçdaroğlu’da bu mesajdan pişman olmuştur. Öyle bir mesajdan yani sabaha karşı burada kimse yok, insanlar can çekiyor diye ki 11 ili etkileyen böylesine bir büyük depremin olmadığı, yaşanmadığı Asrın felaketi dediğimiz yani hemen hemen bin kilometrelik bir alanı kapsıyor. Şunu samimiyetle söylüyorum ki, biz AK Parti milletvekili olarak AK Parti teşkilatları olarak genel başkanımız, Cumhurbaşkanımız dahil olmak üzere bunu bir siyasi ranta döndürmek değil insanların yarasını nasıl sarabiliriz, onların acılarını nasıl paylaşabiliriz, nasıl hafifletebiliriz hesabıyla bu işi yaptık. Çünkü bu iş tamamen insani işti ve bunda gerçekleştirdi. Biliyorsunuz o günlerde çok Dezenformasyon yaptılar. İşte ak partilileri kurtarmaya çalışıyorlar. Önce kendi adamlarını kurtarmaya çalışıyorlar ya Allah rızası için 14 milyon insanın etkilendiği 11 vilayetin deprem felaketiyle 100 yüze olduğu bir dönemde siz o yıkılmış ortamlar içerisinde hangi ak partilinin adresini bileceksiniz? Hangi AK Parti üyesinin nerede olduğunu, nerede yaşadığını tespit edip onlara yardım etmeye gayret edeceksiniz. Yani insanların. Meleklerle yan yana bulunması gereken bir noktada şeytanları omuzlarına, şeytanları yol arkadaşı ederek böylesine bir ahlaki yoksunlukla vicdani sorumsuzlukla karşı karşıya olduğu bir pozisyonla karşılaştık. Biliyorsunuz bir milletvekilimiz, Adıyaman milletvekilimiz hayatını kaybetti. Eski milletvekilimiz Kahramanmaraş milletvekilimiz hayatını kaybetti. Hatay milletvekilimiz Hüseyin Yayman’ın ailesinden 13 kişi hayatını kaybetti. Yani Böyle bir zamanda böyle bir durumda insanın yakınlarını değil, en yakında bulunan insanın hayatını kurtarmak için gayret gösterdiği bir süreçte böyle bir ahlak yoksunu bir şeyde doğru bulmuyorum. Bakin çok önemli olaylardan birisi. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği bir sözü anlamında mecrandan ayrıştırarak bize oy vermezseniz şu merkezli değerleriyle uyum içerisinde çalışmazsınız. Ne olur gibi ifade çarpıtarak işte onun için demek ki diyor. Cumhurbaşkanı Hatay'a hizmet götürmedi diyor. Hatırlayın orada defne hastanesi vardı Defne hastanesinin temel etildi. Gittiler dediler ki, buraya beton toprağın üzerine bir beton parçası döktüler dediler. Ama 3 ay sonra defne hastanesi açılınca herhalde yerin dibine girmeye çalışmışlardır. Mart ayının bitimi itibariyle 200 bin konutun teslim edeceğimiz bir aşamadayız. Depremden etkilenen vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için büyük gayret içerisindeyiz” dedi.