Ömer Çelik: PKK tüm uzantılarıyla feshedilmeden terörsüz Türkiye mümkün değil

TAKİP ET

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Lideri Özgür Özel'in Kobani'ye yapılan yardımlara ilişkin sözlerine sert tepki göstererek, Türkiye'nin insani yardımları herhangi bir dış talimatla değil, kendi iradesi ve milli güvenlik öncelikleri doğrultusunda gerçekleştirdiğini vurguladı. Çelik, PKK'nın yardımları engellediğini, buna rağmen Türkiye'nin ilk aşamada 11 TIR yardım gönderdiğini söyledi.

(MHA) AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MKYK toplantısı sonrası yaptığı kapsamlı açıklamalarda hem iç politikaya hem de bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Çelik, terörle mücadelede net bir çerçeve çizerek, terör örgütü PKK’nın tüm şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla birlikte kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğini vurguladı.

Konuşmasına küresel ölçekte yaşanan krizlere dikkat çekerek başlayan Çelik, dünyanın çok boyutlu bir istikrarsızlık döneminden geçtiğini ifade etti. Bu süreçte hem iç politikanın hem de dış politikanın son derece hassas bir dengeyle yürütülmesi gerektiğini belirten Çelik, AK Parti’nin karar alma mekanizmalarının bu çerçevede çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

“Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge” vurgusu

Terörle mücadele konusunda net ve tavizsiz bir duruş sergileyen Çelik, PKK’nın yalnızca Türkiye içindeki değil, Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki tüm yapılanmalarıyla birlikte silah bırakmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Terör örgütünün farklı isimler ve yapılar altında varlığını sürdürme çabalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çelik, bu konuda uzun süredir açık ve kararlı uyarılar yaptıklarını dile getirdi.

Çelik, sürecin her ülkenin kendi şartlarına göre farklı yöntemlerle ilerleyebileceğini, ancak nihai hedefin değişmediğini belirterek, “Terör örgütlerinin vesayetinden arındırılmış, birlik ve bütünlüğünü koruyan bir bölge” hedefinin altını çizdi.

Suriye için “tek Suriye, tek ordu” modeli

Suriye’deki gelişmelere geniş yer ayıran Ömer Çelik, AK Parti’nin temel yaklaşımının “tek Suriye, tek ordu” ilkesi olduğunu söyledi. Bu ilke doğrultusunda, Suriye’deki tüm etnik ve dini grupların eşit haklara sahip olduğu, kapsayıcı bir devlet yapısının ortaya çıkmasını desteklediklerini belirtti.

Türkmenler, Araplar ve Kürtler başta olmak üzere tüm halkların; Müslümanlar, Hristiyanlar ve farklı mezheplerin Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olması gerektiğini ifade eden Çelik, terör örgütlerinin bu yapıyı bozmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Çelik, Suriye’de Kürtlerin haklarının garanti altına alınmasının, terör örgütlerinin varlığıyla değil, tam tersine onların ortadan kalkmasıyla mümkün olacağını söyledi.

10 Mart Mutabakatı’na da değinen Çelik, bu mutabakatın Suriye’nin birlik ve bütünlüğü açısından kritik önemde olduğunu, ancak sahadaki bazı yapıların buna uymaması nedeniyle çatışmaların yeniden başladığını ifade etti.

DEM Parti’ye sert tepki: Kırmızı çizgimiz aşıldı

Açıklamalarında iç politikaya da değinen Ömer Çelik, DEM Parti’den Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik kullanılan ifadeleri sert sözlerle eleştirdi. Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik bu dili lanetliyoruz. Onların hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir ve bu çizgi açıkça ihlal edilmiştir” dedi.

İran ve Filistin mesajı

Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde İran konusuna da değinen Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahaleye kesin olarak karşı olduklarını belirtti. Dış müdahalelerin ve bu yolla yapılabilecek darbe girişimlerinin bölgeyi daha büyük kaoslara sürükleyeceğini ifade etti.

Gazze ve Filistin meselesine ilişkin olarak ise AK Parti’nin tutumunun değişmediğini vurgulayan Çelik, kalıcı barışın ancak 1967 sınırları içerisinde, başkenti Doğu Kudüs olan, toprak bütünlüğüne sahip bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla mümkün olacağını söyledi. “Filistin’i Filistinliler yönetmelidir” ifadesini yineleyen Çelik, ateşkesin kalıcı hale getirilmesinin öncelik olduğunu dile getirdi.

Küresel düzen eleştirisi ve yapay zekâ uyarısı

Konuşmasının son bölümünde küresel sistem eleştirisi yapan Çelik, Batı’nın uzun yıllardır savunduğu norm ve değerlerin bugün ciddi bir meşruiyet krizi yaşadığını söyledi. Avrupa ve Batı merkezli düzenin çifte standartlarla hareket ettiğini ifade eden Çelik, bunun küresel ölçekte büyük kırılmalara yol açtığını dile getirdi.

Yapay zekânın gelecekte yol açabileceği ekonomik ve sosyal sorunlara da dikkat çeken Çelik, teknolojik dönüşümün yeni bir yoksulluk ve işsizlik dalgası üretme riskine karşı insanlığın ortak çözümler üretmesi gerektiğini vurguladı.

Çelik’ten Özgür Özel’e “Kobani” tepkisi

Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kobani’ye yapılan yardımlarla ilgili açıklamalarına sert ifadelerle yanıt verdi. Çelik, Kobani sürecinin çarpıtıldığını belirterek, Türkiye’nin insani yardımları herhangi bir dış telkinle değil, kendi iradesi ve milli güvenlik öncelikleri doğrultusunda gerçekleştirdiğini vurguladı.

Çelik, Özgür Özel’in grup konuşmasında Kobani’ye yapılan yardımların dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın talimatıyla gerçekleştiğini öne sürmesini “gerçekleri çarpıtmak” olarak değerlendirdi. Söz konusu dönemin Obama’nın ABD Başkanı olduğu geçmiş bir dönem olduğunu hatırlatan Çelik, bu konunun daha önce defalarca açıklandığını ancak buna rağmen siyasi polemik konusu yapılmaya devam edildiğini söyledi.

“Cumhurbaşkanımıza telkin değil, bilgi aktarımı yapılmıştır”

Kobani meselesinin başlangıçta bir kampanya şeklinde bazı milletvekilleri tarafından gündeme taşındığını ifade eden Çelik, “Kobani düştü, düşüyor” söylemiyle kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışıldığını belirtti. Bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da arandığını ifade eden Çelik, ancak bu görüşmelerde herhangi bir talimat ya da telkin söz konusu olmadığını vurguladı.

“Cumhurbaşkanımıza ‘şunu yapın, bunu yapın’ şeklinde bir yönlendirme olmamıştır. Yapılan görüşmeler devlet tutanaklarında mevcuttur” diyen Çelik, Türkiye’nin o sırada zaten kendi hazırlıklarını tamamladığını ve insani yardım planlarını çok önceden oluşturduğunu söyledi.

“PKK yardımları engelledi, Türkiye blokajı aştı”

Ömer Çelik, Kobani’ye yardım sürecinde asıl engelin PKK tarafından oluşturulduğunu ifade ederek, örgütün insani yardımları propaganda amacıyla bloke ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin bu terörist blokajı aşmak için alternatif yöntemler geliştirdiğini belirten Çelik, bu sayede PKK’nın siviller üzerinden kurmaya çalıştığı algının çöktüğünü söyledi.

Obama isminin yalnızca o dönemin uluslararası gündemini anlatmak amacıyla dile getirildiğini vurgulayan Çelik, “Türkiye, yardımlar konusunda çok daha önce hem fiziki hem de insani açıdan çok yönlü stratejiler geliştirmişti. Buna rağmen bu konunun sürekli gündeme taşınması, bazıları için adeta bir siyasi kariyer alanına dönüştürüldü” ifadelerini kullandı.

“CHP Genel Başkanı’nın bu konuyu böyle gündeme getirmesi vahim”

CHP gibi köklü bir partinin genel başkanının bu konuyu bu şekilde ele almasının ciddi bir problem olduğunu söyleyen Çelik, Özgür Özel’i sert sözlerle eleştirdi. Çelik, “Burada temel sorun, Sayın Özgür Özel’in bilgiyle, bir meseleyi doğru anlamakla ve siyaseti öğrenmekle ilgili ciddi sıkıntılar yaşamasıdır” dedi.

Örnekler üzerinden eleştirilerini sürdüren Çelik, Aydın’da yapılan açık hava mitinginin kapalı salon mitingi olarak anlatılmasını “akletme düzeyi açısından sorunlu” olarak nitelendirdi. Benzer hataların Özel’in genel başkanlık öncesi ve sonrasında da tekrarlandığını ifade etti.

Bekçilerle ilgili bir düzenleme sırasında Orhan Kemal’in Bekçi Murtaza karakterinin örnek gösterilmesini de eleştiren Çelik, Murtaza’nın olumsuz bir karakter olduğunu herkesin bildiğini, buna rağmen yanlış bir siyasi argüman üretildiğini söyledi. Çelik, bu durumun Özgür Özel’in hem edebi hem de siyasi referansları doğru okuyamadığını gösterdiğini savundu.

“Dış politika mutfağı tamamen terk edilmiş durumda”

Çelik, CHP yönetiminin dış politika konularında da ciddi hatalar yaptığını belirterek, “Eskiden ‘mutfakta biri var’ denirdi, şimdi ise mutfak tamamen terk edilmiş durumda” ifadelerini kullandı. Ne olduğunu anlamadan yapılan açıklamaların Türkiye’nin müstakil dış politikasını kavrayamadıklarını ortaya koyduğunu söyledi.

Geçmişte bazı ABD başkanlarının Türkiye’den çeşitli talepleri olduğunu hatırlatan Çelik, bu taleplerin ancak Türkiye’nin milli güvenlik politikalarıyla örtüştüğü ölçüde karşılık bulduğunu vurguladı. Türkiye’nin bağımsız siyaset izlediği için zaman zaman Batı’dan kopmakla suçlandığını ifade eden Çelik, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı duruşunun bir sonucu olduğunu dile getirdi.

“İlk aşamada 11 TIR yardım gönderildi”

İnsani yardım konusuna da değinen Çelik, Kobani sürecinde ilk aşamada 11 TIR yardımın bölgeye ulaştırıldığını belirtti. Türkiye’nin, şartlar ne olursa olsun bölgede zor durumda olan Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.

“Net söylüyoruz; hangi ideoloji altında olursa olsun, bölgede tüm terör örgütlerine karşıyız. Hiç kimse terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlememelidir” diyen Çelik, Türkiye’nin insani yardım anlayışının etnik ya da mezhepsel ayrım gözetmediğini ifade etti.

Şartlar ve bedeller ne olursa olsun Suriyeli halkların yanında olduklarını belirten Çelik, Türkiye’nin hem sahada hem de diplomaside bu çizgisini sürdüreceğini söyledi.

“Devlet hafızasını geleceğe taşıyacak bir müze”

Cumhurbaşkanı Erdoğan adına müze yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yapan Çelik, söz konusu çalışmanın kişisel bir girişim olmadığını vurguladı. Çelik, planlanan müzenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatı boyunca yürütülen faaliyetleri devlet hafızası çerçevesinde kayıt altına almayı amaçladığını belirterek, müzenin Millî Saraylar Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet göstereceğini ifade etti. Tüm vatandaşların ziyaretine açık olacak müzenin, yakın dönemde yaşanan siyasi ve toplumsal süreçleri gelecek kuşaklara aktaracak somut bir hafıza mekânı olacağını kaydetti.