Yazılı bir açıklama yapan Üçüncü, dini hassasiyetler söz konusu olduğunda tepki gösteren bazı seküler-laik çevrelerin, sözde hak savunucularının, kimi kadın derneklerinin, LGBT yanlısı yapılar ile sanat ve medya çevrelerinin, çocuk istismarı gibi ağır bir suç karşısında sessiz kalmasını “çifte standart” olarak nitelendirdi.
Üçüncü açıklamasında, “Ne zaman dini cemaatler, İslam, maneviyat ya da inançlı insanlar gündeme gelse; kendini seküler-laik olarak tanımlayan çevreler, bazı sözde sivil toplum örgütleri ve medya uzantıları hep birlikte saldırıya geçiyor. Günlerce manşetler atılıyor, sosyal medya linçleri yapılıyor. Ancak konu Batılı elitler ve çocuk istismarı olunca derin bir sessizlik hâkim” ifadelerini kullandı.
Epstein dosyasının sıradan bir adli vaka olmadığını vurgulayan Üçüncü, bu davanın küresel ölçekte çocuklara yönelik organize bir istismar ağını ortaya koyduğunu belirtti. Dosyada devlet başkanları, siyasetçiler, iş insanları ve sanatçıların adlarının geçtiğine dikkat çeken Üçüncü, “Sürekli ahlak dersi veren bu kesimlerden ne bir yürüyüş var, ne bir basın açıklaması, ne de sosyal medya kampanyası. Bu suskunluk tesadüf değildir” dedi.
“Ahlaki çöküş” vurgusu
Kemal Üçüncü, özellikle İslam ve dini değerler söz konusu olduğunda sertleşen söylemlerin, Batılı güç odakları gündeme geldiğinde ortadan kaybolduğunu savunarak, “Bu apaçık bir çifte standarttır. Ahlaktan, özgürlükten ve insan haklarından bahsedenlerin çocuk istismarı karşısında susması samimiyetsizliktir” değerlendirmesinde bulundu.
BBP’nin bu konudaki tutumunun net ve değişmez olduğunu ifade eden Üçüncü, Genel Başkan Mustafa Destici’nin daha önce defalarca dile getirdiği görüşleri hatırlattı. Üçüncü, küçük yaşta çocuklara yönelik cinsel saldırı suçları ile kadınlara karşı işlenen ağır suçlar için idam cezasının millet iradesiyle yeniden gündeme alınması gerektiğini savundu. İdam cezası getirilene kadar ise bu suçları işleyenler için tahliyesiz müebbet hapis cezasının zorunlu olması gerektiğini belirtti.
“Kim olursa olsun yargılanmalı”
Epstein dosyasında adı geçen herkesin uluslararası en üst yargı mercilerinde, hiçbir dokunulmazlık zırhına sığınılmadan yargılanması gerektiğini vurgulayan Üçüncü, “Devlet başkanı dahi olsa, çocuklara yönelik cinsel istismar gibi insanlık suçlarında kimse hukukun üstünde değildir” dedi. Üçüncü ayrıca, bu dosyayı görmezden gelen devletlere karşı diplomatik, siyasi ve ekonomik yaptırımların da gündeme alınması gerektiğini ifade etti.
Açıklamasını, BBP’nin kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun sözlerine atıfla tamamlayan Üçüncü, “Zulüm kimden gelirse gelsin, karşısında durmak namus borcudur. Biz Büyük Birlik Partisi olarak bu duruşu sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.











