(MHA) Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları anarak başlayan Destici, deprem şehitlerine Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diledi.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu belirten Destici, depreme karşı alınabilecek önlemlerin hayati önem taşıdığına dikkati çekti. Son deprem sürecinde devletin, kurumların ve gönüllü kuruluşların hızlı şekilde sahaya indiğini ifade eden Destici, doğru bilginin afet yönetiminde kritik olduğunu vurguladı.
Depremin ardından yürütülen çalışmaların başarılı olduğunu ifade eden Destici, “Kısa sayılabilecek bir süre içinde evleri yıkılan vatandaşlarımızın neredeyse tamamına kalıcı konutları teslim edildi. Sosyal ve ekonomik destekler kesintisiz şekilde sağlandı. Bu olağanüstü bir başarıdır” dedi.
“Bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi gerekiyor”
Depremin hemen ardından devletin tüm imkanlarıyla sahaya indiğini belirten Destici, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlar ve vatandaşların büyük bir dayanışma örneği sergilediğini dile getirdi. Afet anlarında doğru bilginin hayati önem taşıdığına işaret eden Destici, bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti.
Deprem sonrası yürütülen iyileştirme ve yeniden inşa çalışmalarını genel olarak başarılı bulduklarını ifade eden Destici, “Kısa sayılabilecek bir süre içinde depremin yaraları büyük ölçüde sarılmıştır. Evleri yıkılan vatandaşlarımızın neredeyse tamamına kalıcı konutları teslim edilmiştir. Sosyal ve ekonomik destekler kesintisiz şekilde sürdürülmüştür” dedi.
Bu sürecin büyük bir organizasyon ve fedakarlık gerektirdiğini belirten Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.
“Türkiye olarak her türlü tedbiri elden bırakmamamız gerekir”
Basın toplantısında dış politika ve güvenlik başlıklarına da değinen Destici, Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında varıldığı belirtilen Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu anlaşmanın sahada kaybeden terör örgütlerine zaman kazandırdığını savunan Destici, YPG ve türevlerinin Suriye Devlet Ordusu çatısı altında gizlenmeye çalışıldığını öne sürdü.
Bu durumun Türkiye’nin terörle mücadeledeki hareket alanını daraltabileceğini ifade eden Destici, “Bu anlaşma, PKK, YPG ve uzantıları için siyasi bir kamuflajdan ibarettir. Türkiye olarak her türlü tedbiri elden bırakmamamız gerekir” şeklinde konuştu.
“Bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiriyor”
İran’a yönelik gelişmelere de değinen Destici, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’ı askeri harekatla tehdit ettiğini belirterek, bu tutumun ABD’nin iç kamuoyundaki bazı tartışmaları gölgede bırakma amacı taşıdığını iddia etti. İran yönetimine yönelik eleştiriler yapılabileceğini ancak ABD’nin yaklaşımının bunlarla ilgisinin bulunmadığını savundu.
ABD’nin bölge politikalarını sert sözlerle eleştiren Destici, Washington yönetiminin insan hakları ve özgürlük söylemlerini kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını belirtti. ABD’nin esas hedefinin bölgesel çıkarlarını korumak olduğunu ifade eden Destici, bu yaklaşımın bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini söyledi.
Epstein vakası ve uluslararası boyut
Destici, Jeffrey Epstein vakasına da dikkat çekerek, ABD’deki pedofili ve insan ticareti skandalının dünya çapındaki etkilerine değindi. Destici, Epstein’in, servetinin büyüklüğü ve güçlü kişilerle bağlantıları sayesinde faaliyetlerini engellenmeden sürdürebildiğini öne sürdü. Epstein’in mahkemelerce suçlu bulunmasına rağmen hafif cezalar aldığını hatırlatan Destici, 2019’da yeniden açılan davada cezaevinde şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini belirtti.
Destici, Epstein vakasının istihbarat ve siyaset boyutuna dikkat çekerek, “Dünyadaki her istihbarat kuruluşu için, Epstein’in bağlantılı olduğu profiller potansiyel olarak sınırsız malzeme demektir. Bu kişiler, suç delilleriyle istihbarat tarafından sınırsız şekilde kullanılabilir” dedi. Ayrıca milyonlarca sayfalık belge ve kayıtların incelenmesinin zaman alacağını vurgulayan Destici, çocukların güvenliği ve adaletin sağlanması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
PKK ve çocuk istismarı raporları
Destici, PKK ve PYD/YPG’nin çocuklara yönelik sistematik istismarına dair raporları da gündeme taşıdı. BM’nin 2001 tarihli “Global Report on Child Soldiers” raporuna göre PKK, 1990’lı yıllardan itibaren 18 yaş altındaki çocukları silahlı eğitim ve propaganda faaliyetlerine zorla dahil etti. Raporda, çocukların cinsel istismar, infaz ve intihara zorlandıkları vurgulandı.
2021 yılında Terörle Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan raporda da, PKK/KCK-PYD/YPG’nin çocukları örgüt saflarına katmak için tehdit, kandırma ve maaş vaat etme yöntemlerini kullandığı belirtildi. Raporda, çocukların eğitim sonrası örgüte bağlılık yemini ettikleri, ideolojik ve silahlı eğitim aldıkları kaydedildi.
Destici, bu raporların ışığında PKK’nın lider kadrosunun ve örgüt uzantılarının çocuk istismarı konusunda hiçbir şekilde saygı görmeyeceğini vurguladı: “Öcalan da Epstein’den farklı değildir; bebek katili örgüt elebaşları ve uzantılarına karşı tavrımız net olmalıdır. Saygı göstermeyeceğiz, taviz vermeyeceğiz.”
Destici, Türkiye’nin bölgesinde barış ve istikrarın sağlanması için sorumluluk almaya devam ettiğini ifade etti. Çocukların güvenliği, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunmasının öncelikli olduğunu belirten Destici, uluslararası toplum ve istihbarat kuruluşlarının Epstein benzeri vakaları dikkate alması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretleri
Türkiye’nin bölgesel politikasına da değinen Destici, Ankara’nın savaş değil barıştan yana olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için sorumluluk almaya devam etmektedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde gerçekleştirdiği Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerini de değerlendiren Destici, bu temasların bölgesel diyalog ve iş birliği açısından önemli olduğunu belirterek, söz konusu ziyaretlerin Orta Doğu’da barış ve istikrara katkı sağlayacağını ifade etti.











