(MHA) Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü destekleriyle hazırlanan “Aileni Koru – Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” nin basın lansmanı 18 Şubat 2026 tarihinde Hakimevi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi.
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen proje kapsamında; sanal bahis bağımlılığının psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve hukuki etkilerine dikkat çekilerek, özellikle ailelerin ve gençlerin korunması amaçlanıyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Birimi, İçişleri Bakanlı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, Yeşilay gibi pek çok kurum ve kuruluş temsilcisinin katıldığı programa RTÜK Başkan Yardımcısı Dr. Feyzullah Tecirli de katıldı.
Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, üniversitelerden akademisyenler, sivil toplum örgütleri ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği programda, sanal bahis ve kumarla mücadelede topyekûn bir seferberlik çağrısı yapıldı.

“Bu sadece bir proje değil, toplumsal bir sorumluluk”
Programın açılış konuşmasını yapan HUDER Genel Başkanı Av. Hasan Oymak, sözlerine katılımcılara teşekkür ederek başladı. Projenin yalnızca bir faaliyet ya da etkinlik olmadığını vurgulayan Oymak, bunun bir “insanlık meselesi” olduğunu ifade etti.
Son yıllarda dijital dünyanın sunduğu imkânların arkasında görünmeyen bir tehlikenin büyüdüğünü dile getiren Oymak, özellikle sosyal medya, mobil uygulamalar ve dijital reklamlar üzerinden gençlerin hedef alındığını belirtti.
“Sanal kumar ve yasa dışı bahis artık sessizce ilerleyen bir toplumsal erozyondur” diyen Oymak, bağımlılığın bireysel bir zaaf değil, organize suç örgütlerinin yönlendirdiği küresel bir tehdit haline geldiğine dikkat çekti.
Çarpıcı veriler: Yaş 9’a kadar düştü
Konuşmasında dikkat çekici veriler paylaşan Oymak, yasa dışı bahis piyasasında 10 milyar doları aşan bir ekonomik hacim bulunduğunu ve 91 ülkede örgütlenen suç ağlarının bu alanda faaliyet gösterdiğini söyledi.
Türkiye’de yaklaşık 3 milyon, dünyada ise 300 milyondan fazla kişinin kumar bağımlılığı bataklığına sürüklendiğini belirten Oymak, sanal kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü kaydetti. En hızlı artış oranının 15–24 yaş aralığında görüldüğünü ifade eden Oymak, 18 yaşından önce sanal kumara başlama oranının yüzde 35’lere yaklaştığını belirtti. Türkiye’nin kumar bağımlılığı konusunda dünyada 38. sırada yer aldığını ve kullanıcı sayısının giderek arttığını söyleyen Oymak, “Bu bir alarm durumudur” dedi.
“Bu tehdit ailelerimizi yıkıyor”
Sanal bahis ve kumarın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir güvenlik meselesi haline geldiğini vurgulayan Oymak, tehdidin aile yapısını doğrudan hedef aldığını ifade etti. “Bu afet binalarımızı değil ama yuvalarımızı yıkmaktadır” sözleriyle sorunun boyutuna dikkat çeken Oymak, kumar bağımlılığı nedeniyle yaşanan dramları örneklerle anlattı.
Ailesinin mal varlığını kaybedenler, çocuklarının eğitim masraflarını kumarda harcayanlar, iş yerinde suça sürüklenenler ve henüz lise çağındayken ailesinin birikimlerini çalıp suç sarmalına giren gençlerin hikâyelerinin artık toplumun ortak acısı haline geldiğini söyledi.
Devletin mücadelesine destek
Oymak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu’nun eylem planı doğrultusunda devletin tüm kurumlarıyla yoğun bir mücadele yürüttüğünü ifade etti.
MASAK, Siber Suçlarla Mücadele birimleri ve diğer ilgili kurumların çalışmalarına değinen Oymak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yalnızca geçtiğimiz yıl 233 bin internet sitesine erişim engeli getirdiğini hatırlattı.
Ancak suç örgütlerinin uluslararası ölçekte faaliyet gösterdiğini belirten Oymak, bu tehdidin yalnızca kamu gücüyle değil, sivil toplum, üniversiteler ve medya iş birliğiyle bertaraf edilebileceğini söyledi.
7 bölgede bilinçlendirme programı
“Aileni Koru” projesi kapsamında Türkiye’nin yedi bölgesinde bilinçlendirme programları düzenlenecek. Ailelere yönelik seminerler, gençlere yönelik farkındalık çalışmaları ve mağdur hikâyelerinin dinleneceği toplantılar gerçekleştirilecek.
Proje sonunda elde edilen gözlemler ve çözüm önerileri raporlaştırılarak ilgili kurumlara sunulacak. Oymak, özellikle “pişmanlık mekanizmaları”, vesayet tedbirleri, cezai yaptırımların etkinliği ve rehabilitasyon süreçlerine ilişkin öneriler geliştireceklerini belirtti. Mücadelenin yalnızca cezalandırmaya değil, önleyici ve rehabilite edici adımlara dayanması gerektiğini vurguladı.
“Kumarsız Türkiye mümkündür”
HUDER’in Türkiye’nin 81 ilinde ve yurt dışındaki teşkilatlarıyla projeye destek vereceğini belirten Oymak, sivil anayasa süreci ve “Terörsüz Türkiye” çalışmalarına katkı sundukları gibi bu mücadelede de devletin yanında olduklarını ifade etti.
Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Oymak, “Kumarsız Türkiye mümkündür. Devletimiz ve milletimiz el ele verdiğinde bu tehdidin üstesinden gelecektir. Kaybedecek bir gencimiz, susturulacak bir aile umudumuz daha yoktur” dedi.
RTÜK’ten kamu spotları ve medya denetiminde yeni yaklaşım
RTÜK Başkan Yardımcısı Dr. Feyzullah Tecirli toplantıda söz aldı. Tecirli, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından kamu spotlarına tavsiye kararı verildiği ve kumar bağımlılığı ile mücadele konusunda da uygun görülen kamu spotları için verilen tavsiye kararlarından bahsetti.
Bu konuda yapılan ihlallere de müsama gösterilmediğini belirten Tecirli, 6112 sayılı Kanun kapsamında uygulanan cezai müeyyidelere de değindi. İkame yayın uygulamasından da bahseden Tecirli, yayın durdurma cezaları yerine Medya Okuryazarlığı konulu ikame yayınların yayımlanmasını sağladıklarını ve böylelikle toplumun zararlı medya içeriklerine karşı bilinçlendirilmesini sağlamayı hedeflediklerini belirtti.
Ayrıca çocuklara yönelik olarak hazırlanan Medya ve Çocuk dergisi ile de bu bilinci çocuklara erken yaşlarda kazandırmak istediklerini söyledi. İzleme ve Dairesi Başkanlığı tarafından denetimlerin sürdüğünü ve VİA (Veri İzleme Analiz) sistemi ile de ekranlarda yer alan yasa dışı bahis reklamlarının çağın gerekliliklerine uygun şekilde yapay zekâ destekli olarak denetlendiğini ve bu konudaki çalışmaların kararlılıkla devam edeceğinden bahsetti.
Program, katılımcıların proje sürecine destek ve iş birliği mesajlarıyla sona erdi.










