Küresel Sumud Filosu’nun, Gazze’deki ablukanın kaldırılması için 29 Mart’ta İspanya’nın Barselona kentinden hareket edeceği bildirildi. Filonun organizatörleri, deniz ve kara misyonlarını kapsayan kapsamlı bir seferberlik planını kamuoyuyla paylaştı.
Seferberlik planları Johannesburg’da açıklandı
Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde bulunan Nelson Mandela Vakfı’nda bir araya gelen Küresel Sumud Filosu organizatörleri, düzenledikleri basın toplantısında İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kırmayı amaçlayan yeni girişimlere ilişkin ayrıntıları aktardı. Toplantıda, daha geniş bir uluslararası katılımla hayata geçirilmesi planlanan kara ve deniz operasyonlarının çerçevesi çizildi.
İlk deniz ayağı Barselona’dan başlayacak
Filonun organizatörlerinden Sümeyra Akdeniz Ordu, seferberliğin ilk deniz ayağının 29 Mart’ta Barselona’dan başlayacağını duyurdu. Ordu, bu başlangıcın ardından İtalya, Tunus ve diğer Akdeniz limanlarından kalkacak gemilerin de filoya katılacağını belirtti.
Ordu ayrıca görev alacak ekiplerin binden fazla sağlık çalışanı, eğitimci, silahsız sivil koruma grupları ile yeniden inşa ve destek ekiplerinden oluşacağını ifade etti.
Mandela: Küresel sivil toplum yeniden harekete geçiyor
Küresel Sumud Filosu aktivistlerinden Mandla Mandela, bu seferi Filistin’i desteklemek için küresel sivil toplumun yeniden harekete geçmesinin önemli bir aşaması olarak nitelendirdi. Güney Afrika’daki ırkçı apartheid rejimine karşı mücadelenin simge isimlerinden Nelson Mandela’nın torunu olan Mandela, geniş bir toplumsal koalisyonun bu girişimi desteklediğini söyledi.
Mandela, dini gruplar, sivil toplum hareketleri, Yahudi ve Müslüman örgütler, öğrenci oluşumları ve toplum liderlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda yapının seferberliğe destek verdiğini vurguladı.
Deniz misyonuna paralel insani yardım konvoyu
Filonun yönlendirme komitesi üyelerinden Ahmed Ghnaia ise seferberliğin yalnızca deniz misyonuyla sınırlı olmadığını belirtti. Ghnaia, deniz filosuna paralel olarak planlanan bir insani yardım konvoyunun da yola çıkacağını, bu konvoyun Rafah Sınır Kapısı’ndaki kısıtlamalara meydan okumayı amaçladığını söyledi.
Ghnaia, önceki kara konvoylarının siviller öncülüğünde yürütülen erişim çabalarının hem imkânlarını hem de sınırlarını ortaya koyduğunu hatırlatarak, bu yılki konvoyun deniz filosuyla koordinasyon içinde katılımı daha da genişletmeyi hedeflediğini kaydetti.












