SANAL MEDYA ve FİZİKSEL İZOLASYON
Reklam
BURAK ZORBEY

BURAK ZORBEY

Köşe Yazısı

SANAL MEDYA ve FİZİKSEL İZOLASYON


Korona günlerinde kendimizi sosyal izolasyona aldık ve sosyal medyaya sarıldık. En yakınlarımızla bile sadece ekrandan görüşüyor ve sadece sosyal medyadan konuşuyor/yazıyoruz. Bir sürü çöp bilgiyi alıyor panik atak yaşıyoruz,whatsup gruplarında yanlış anlıyor/anlaşılıyor ve bir çok kişiyi gruplardan atıyoruz veya  atılıyoruz..!
İyi de hani 'sosyal medya' bizi sosyalleştirecekti! Hani 'sosyal izolasyon' geçiciydi!
........................................................................................................................................
Sosyal Medya olarak kavramlaşarak hayatımıza giren yeni iletişim araçları; tabii olarak insan davranışları üzerinde farklı etkilere neden olmaktadır. Her yeni teknolojik değişim, tabii olarak beraberinde sosyal ve kültürel olmak üzere tüm yaşamı değiştiriyor kuşkusuz. 
Bu değişimler; teknolojiyi üreten ile tüketen arasında farklılıklar gösterdiği gibi yeni araçları kullananan toplulukların farklı kültürel ve çevresel faktörlerle onu nasıl anlamlandırdıkları ve kullandıkları  ile de farklı sonuçlar doğurabiliyor.
'Sosyal Medya' kavramının Türkçe'ye girmesi bizzat tüketme aceleciliğimizden kaynaklanıyor sanırım..
SOSYAL DEĞİL SANAL MEDYA
Şöyle ki; Sosyal dediğinizde daha olumlu betimlemeler geliyor akla. İnsanlar arasındaki ilişkileri tanımlıyor hiç kuşkusuz ama dikkat; sosyal dediğinizde insanlar arası fiziki ilişkiyi de içeriyor gibi geliyor. Öyle mi? 
Hiç değil. 
Tam tersi Sosyal Medya insanlar arası fiziksel ilişkiyi bitiriyor, yok ediyor. 
O yüzden Sosyal Medya değil de Sanal Medya ifadesini kullanmayı önemsiyorum. 
Sanal'lık kavramı daha fazla olumsuzluk içeriyor. Böylece yeni iletişim aracına daha eleştirel bakılabilir. 
Neden eleştirel bakıyoruz ne faydası var? 
Cevaba gelmeden önce;
SOSYAL DEĞİL FİZİKİ İZOLASYON
Korona günlerinde yeni iletişim aracı Sanal medya; neredeyse tek  kanalımız oldu. Ve yine Koronanın karantina günleri yeni bir kavram daha hayatımızın merkezine aceleyle girdi: Sosyal İzolasyon.
Sosyal değil Fiziksel izolasyon demek daha doğru olur diyenler de oldu çok şükür. 
Kuşkusuz virüsün yayılmasını önlemek için alınan tedbirlerin başında Fiziksel temasın  sınırlandırılması amaçlanıyordu. Ama fiziksel izolasyon yerine sosyal izolasyon telkinleriyle; Anne babayla bile hiç görüşmemek hatta onları evlere kilitlemek, kendini dağlara vurup çadırda yaşamak gibi tutumlar gelişti.
Hele ki; böylesi olağanüstü dönemlerde Sanal Medyayı bulandan Allah razı olsun!!!
Sosyal olarak tüm yaşamını sıfırlayan insanın tek ilacı akıllı telefonları oldu! Herkes bu araca sarıldı. Nimetlerinden şifa bulmaya koyuldu!
Sanal Medya yerine Sosyal medya dendiğinde, öyle algılandığında; çarpık sonuçların çıkması da kaçınılmaz oldu. Kendini ifade etmenin en etkili ve en kolay yolunun bu araçlar olduğunu sananlar,sanal bir tutsaklığın da esiri oldular. 
Sanal medyayı sosyal medya sanalar için özel, özgü hiçbir şey kalmadı. Takipçileri arttıkça daha fazla sosyalleştiğini sanarken daha fazla içe kapandı. Sosyalleşen birey değil sanallaşan sabun köpüğü oldu.
Bu müthiş teknolojik aracı nasıl tanımladığınız; onu nasıl kullandığınızla direkt ilgili. Nasıl kullandığımız da hayatımızı nasıl değiştirdiğiyle ilgili.
Televizyon icat edildiğinde tek yönlü bir iletişim aracıydı. Kuşkusuz ilk görenler için; ekranda izlediği insanın kendini de gördüğünü sanıp evde toparlananlar olmuştur ama neyse ki; Televizyonu 'Heleoynuyon' gibi saçmalayarak kavramlaştırmadık! Bu aracı bir iletişim aracı olarak algılamamız da kolay olamadı. Yerli içeriklerimize baktımızda çok iyi bir noktada olduğumuz  söylenemez ama hadi o eski ve başka bir konu.
Bugün, daha çeşitli ve daha karmaşık ve çok daha hızlı iletişim araçların etkisi altında olduğumuzu söylüyorum.
Demem o ki; daha tanımlarken bile düşünmeye ihtiyacımız var. Sadece bir iletişim aracı olarak kullandığımızı ve bunların sadece birer araç olduğunu bilmek yeter başlangıç için.
İletişimin temel bir formülasyonu vardır: İleten-İleti-İletilen.
İletenin mesajını hangi araçla ilettiği, mesaj kadar önemlidir. Ve mesaj; hangi araçla olursa olsun İletenin mesajından mutlaka farklı olarak iletilene ulaşacaktır. Burada bir teknik tanımı daha mecburen kullanmak zorundayım. Referans çerçevesi ve gürültü.
Mesaj iletilirken mutlaka referans çerçevesi içinde evrilecek ve gürültü ortamı denen alanda farklılaşacaktır. 
Şimdi Sanal Medya'yı salt bir iletişim aracı olarak yeniden düşünelim: Referans çerçevesi ve gürültü ortamı insanoğlunun icat ettiği tüm araçlardan daha karışık ve daha komplekstir unutmayalım.
Hülasa atılan bir twetin sizi sosyalleştirmek yerine başınıza bela oluşu, instagramdaki bir fotonuzun mutluluğunuzu paylaşmak yerine hayatınızı karartan bir kareye dönüşü, whatsup gruplarınızdan gelen bir mesajın sizi kaygı bozukluğuna itmesi sürpriz olmasa gerek.
Gecenin bir yarısında saçma sapan  bir twetin altına yorum yazdığı için hakkında soruşturma açılan koca koca adamların traji komik hallerine girmiyorum bile. Whatsup gruplarında kes kopyala yapıştır mesajlara yanıt vermeye çalışan ya da bu mecralara kurallar koymaya çalışan,olmayınca da birbirlerini gruptan atanların haline acıyamıyorum bile.
Bu sanallığın çok ciddiye alındığını gördüğümde; Televizyonu icat eden toplumların evlerinde bu kutunun çok önemli bir yer tutmadığı aklıma geliyor. Aksine bunu tüketen toplumların evlerinde bu kutunun baş köşe oluşunu sorguluyorum istemeden. 
Bugün de sanal medyayı üretenlerin nasıl içerik ürettiklerini takip etmeye çalışıyorum.
Muhtemelen bu yazıyı hedef kitlesine ulaştırmanın en iyi yolu bunu sanal medyada paylaşmak olacaktır. Elbette mesajın gürültüye kurban gitme olasılığı da çok yüksek. O halde 140 karaktere bir özet yapmak anlamlı olacaktır:)
HEY ARKİDEŞ; BURASI SANAL MEDYA ÇOK CİDDİYE ALMA BE YA! ZEKİ MÜREN SENİ GÖRMÜYOR UNUTMA! SADECE WHATSUP GRUBUNDAN ATILDIN HAYATTAN DEĞİL. KORONA FİZİKİ TEMASLA GEÇİYOR SOSYAL TEMASLA DEĞİL. SADECE YÜZÜME ÖKSÜRME YETER:) 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Sadık Yolcu
    8 ay önce
    140 karakterle özeti daha iyi anladım. Kalemine sağlık. SAN ki konuyu biraz daha kısaltabilirsek daha iyi olur diye düşünüyorum. Kavramlar önemli...
  • Selim
    8 ay önce
    Güzel yazı kardeşim tebrikler,istifade ettik....:)