(MHA) Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Organize Sanayi Bölgeleriyle entegre Meslek Yüksekokulu (OSB-MYO) modelinin ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla Ankara’da önemli bir toplantı gerçekleştirdi.
Erol Özvar, 17 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen OSB-MYO Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, organize sanayi bölgeleri ile yükseköğretim kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin Türkiye’nin nitelikli insan kaynağı ihtiyacının karşılanmasında kritik rol oynadığını vurguladı.
Toplantı; Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) temsilcileri, rektörler, genel müdürler ve kamu kurumlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Özvar, mesleki eğitimin çok paydaşlı bir alan olduğuna dikkat çekerek, kalıcı çözümlerin ancak ortak zeminlerde üretilebileceğini ifade etti.
“İstihdama duyarlı yükseköğretim anlayışı”
YÖK olarak yükseköğretim sistemini istihdam odaklı bir perspektifle ele aldıklarını belirten Özvar, üniversite başarısının artık yalnızca mezun sayısı ya da kontenjan doluluk oranıyla ölçülmediğini söyledi. Mezunların iş gücü piyasasına katılım süresi ve istihdam performansının da temel kriterler arasında yer aldığını kaydeden Özvar, sektörle uyumu zayıf programların kapatıldığını veya dönüştürüldüğünü, ihtiyaç duyulan alanlarda ise yeni programların açıldığını dile getirdi.
Sanayi ve hizmet sektörlerinde uzun süredir dile getirilen nitelikli eleman ihtiyacının yapısal bir mesele olduğunu vurgulayan Özvar, diploma sahibi olmanın tek başına yeterli olmadığını, teknik beceriye ve üretim disiplinine sahip insan kaynağına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
OSB-MYO modeli güçleniyor
2018 yılında başlatılan Organize Sanayi Bölgeleriyle entegre Meslek Yüksekokulu (OSB-MYO) modeline ilişkin güncel verileri paylaşan Özvar, 2025 yılı itibarıyla 21 üniversitede 22 OSB-MYO’nun faaliyet gösterdiğini açıkladı. Geçtiğimiz yıl bu okullara yaklaşık 110 milyon TL destek sağlandığını belirten Özvar, desteklenen program sayısının 119’a, öğrenci sayısının ise 7 bin 327’ye ulaştığını ifade etti.
OSB-MYO modelinde öğrencilerin eğitim süresince üretim ortamıyla doğrudan temas kurduğunu kaydeden Özvar, teorik bilginin eş zamanlı olarak fabrikada, atölyede ve laboratuvarda pratiğe dönüştüğünü söyledi. Bu model sayesinde mezunların istihdama katılım oranlarının son derece yüksek olduğunu belirtti.
Uygulamalı eğitimde yeni dönem
Özvar, meslek yüksekokullarında uygulamalı eğitimin güçlendirilmesine yönelik yeni bir sürecin de başlatıldığını duyurdu. Kısa süreli staj uygulamaları yerine, programın niteliğine göre 2+2 ya da 3+1 gibi bir veya iki dönemlik uzun süreli uygulama modeline geçileceğini açıkladı.
Ankara, İzmir, Gaziantep, Bursa, Kocaeli, İstanbul ve Konya olmak üzere 7 pilot ilde başlatılan çalışmanın; mesleki eğitimin iş gücü piyasasıyla uyumunu artırmayı, üniversite-sektör eşleşmesini veriye dayalı olarak güçlendirmeyi ve bölgesel planlamada optimizasyon sağlamayı hedeflediğini belirtti. Hesaplamalara göre bu illerde yaklaşık 120 bin öğrencinin 3+1 uygulamasından yararlanabileceği ifade edildi.
Sektörle kurumsal iş birliği
YÖK’ün, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile imzaladığı iş birliği protokolüne de değinen Özvar, her ilde en az bir meslek yüksekokulunun ilgili ticaret veya sanayi odasıyla daha yapısal bir ilişki kurmasının hedeflendiğini söyledi. Bu sayede müfredatların güncellenmesi ve staj imkânlarının çeşitlendirilmesinin sistematik hâle getirileceğini kaydetti.
Ayrıca İstanbul Sanayi Odası ile yürütülen anket çalışması kapsamında sektörün meslek bazlı teknik beceri beklentilerinin analiz edildiğini belirten Özvar, benzer bir çalışmanın İŞKUR ile de gerçekleştirildiğini ifade etti.
“Modeli tüm OSB’lerde yaygınlaştıracağız”
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğinin önemine dikkat çeken Özvar, yeni OSB-MYO’ların açılması ve mevcutların güçlendirilmesi sürecinde iş birliğinin süreceğini söyledi.
OSBÜK Başkanı Memiş Kütükçü’ye de teşekkür eden Özvar, toplantının tek seferlik bir istişare değil, uzun soluklu ve kurumsal bir iş birliği sürecinin önemli bir adımı olduğunu vurguladı.
YÖK’ün hedefinin OSB-MYO modelini belirli bölgelerle sınırlı tutmadan Türkiye genelindeki tüm organize sanayi bölgelerinde uygulanabilir ve sürdürülebilir hâle getirmek olduğunu belirten Özvar, toplantının hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek konuşmasını tamamladı.











