
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle, Türkiye Basın Federasyonu katkıları ve Anadolu Yayıncılar Derneği organizasyonunda İstanbul’da düzenlenen “Bağımlılıkla Mücadelede Ailenin Rolü ve Medya” panelinde konuşan Acar, bağımlılığın bireyin iç dünyasında başlayan ancak toplumsal bir krize dönüşen önemli bir tehdit olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aile kurumunun önemine her fırsatta dikkat çektiğini ifade eden Acar, “Aile, toplumun hareket ve mukavemet merkezidir. Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirde yaşanacak en küçük kırılma, devletimizin ve milletimizin geleceğini tehdit eden bir beka sorununa dönüşmektedir.” diye konuştu.
Bağımlılığın artık yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını vurgulayan Acar, dijital bağımlılık, sanal bahis, ekran bağımlılığı ve sosyal medya kaynaklı tehditlerin gençler üzerinde ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi.
Yasadışı bahis sitelerinin gençleri hedef aldığını belirten Acar, “Sokak aralarındaki karanlık köşelerde satılan zehir artık akıllı telefonların içine, dijital platformların arkasına gizlenmiş durumda.” ifadelerini kullandı.
Medyanın toplumsal farkındalık açısından önemli bir araç olduğunu kaydeden Acar, “Medya doğru kullanıldığında toplumu iyileştiren bir panzehirdir. Ancak yanlış ellerde ve denetimsiz mecralarda nesilleri çürüten bir zehire dönüşebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medya yasasıyla dijital alandaki denetimin güçlendirildiğini aktaran Acar, küresel platformların hukuk önünde sorumlu hale getirildiğini söyledi.
Bağımlılıkla mücadelede devletin tüm kurumlarıyla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Acar, Türkiye Yüzyılı vizyonunun zihnen ve bedenen sağlıklı nesillerle inşa edileceğini sözlerine ekledi.Bağımlılıkla Mücadelede Ailenin Rolü ve Medya Paneline Gazeteci yazarlar Hande Fırat, Taha Dağlı, Deniz Gürel, Hasan öztürk, Mehmet Müftüoğlu ve Yeşilay Kurumsal İletişim Drektörü Mevlüt Selman Tecim konuşmacı olarak katıldı. Katılımcılar Bağımlılıkla mücadelede Aile ve Medya unsurlarının önemine ilişkin paylaşımlarda bulundu. Faruk Acar'ın konuşması şöyle;
"Bugün burada bu ülkenin dertleriyle dertlenen, evlatlarımızın geleceği için uykusu kaçan bir kardeşiniz olarak bulunuyorum.
Toplantımızın konusu oldukça manidar ve bir o kadar da hayati: "Bağımlılıkla Mücadelede Ailenin Rolü ve Medya"
Bağımlılık, günümüz dünyasında ferdin iradesini kuşatan, ruhsal ve bedensel bütünlüğünü bozan temel bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu mesele, bireyin iç dünyasında başlayan bir yıkım olmakla beraber, dalga dalga yayılarak maalesef aile kurumunu sarsan toplumsal bir krize dönüşüyor.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta haykırdığı bir hakikat var: "Aile, toplumun hareket ve mukavemet merkezidir." Bireyden aileye, aileden millete uzanan mukaddes zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, devletimizin ve milletimizin geleceğini tehdit eden bir beka sorununa dönüşür.
Bugün açıkça görüyoruz ki; küresel odakların hedef tahtasına koyduğu ilk mevzi aile kurumudur. Aileyi hedef alan her saldırı, aslında milletin ve devletin omurgasını nişan alıyor.
Ailevi değerlerimizin erozyona uğratılması, bağlarımızın zayıflatılması ve nihayetinde "bağımlılık" dediğimiz o sinsi illete kapı aralanması, asla tesadüfi bir süreç değil. Bu bir kuşatma operasyonudur. Bu sebeple bizler, bağımlılıkla mücadeleyi her bir vatandaşımızın huzuru ve devletimizin mukavemeti adına bir ödev kabul ediyoruz.
Kıymetli Misafirler,
Gelinen noktada mücadelemizi, fiziki adımların ve kolluk faaliyetlerinin çok ötesine taşıdık. Bu büyük kavganın en kritik cephesi, zihinlerin şekillendiği medya mecralarıdır. Tam da bu sebeple, gençlerimizi, ailelerimizi ve toplumsal farkındalığı kapsayan bütüncül bir anlayışla, yeni bir medya düzlemini hayata geçirmekteyiz.
Bilgi akışının saniyeler içerisinde kıtaları aştığı bir zamanda, bağımlılıkla mücadeleyi bu mecraların merkezine yerleştiriyoruz. Anadolu Yayıncılar Derneği gibi kıymetli yapılarca düzenlenen bu programlar, ulaşmak istediğimiz büyük amaca bizleri daha da yakınlaştırıyor. Bize göre medya, toplumun bağışıklık sistemini güçlendiren en temel enstrümanlardan biridir.
Değerli Dostlarım,
Geçmişte bağımlılık dediğimizde aklımıza sadece madde bağımlılığı gelirdi. Ancak bugün karşımızda çok daha geniş, sinsi ve görünmez bir yelpaze var.
Sokak aralarındaki karanlık köşelerde yayılan zehir, artık avuçlarımızdaki akıllı telefonların içine, tıklanan renkli reklamların arkasına, izlenen dizilerin alt metinlerine gizlenmiş durumda.
Kumar ve sanal bahis siteleri, bir "oyun" maskesi altında gençlerimizin rızkını ve geleceğini çalıyor. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sunduğu imkanlar, ne yazık ki "algoritma tuzakları" aracılığıyla evlatlarımızı iradesiz birer tüketiciye dönüştürüyor.
"Sonsuz kaydırma" dediğimiz o dijital girdap, ekran bağımlılığı ile yavrularımızın zihnini esir alıyor. Siber zorbalık, mahremiyet ihlali ve şiddet içerikli oyunlar, tertemiz zihinleri kirletiyor.
İletişimci kimliğimle bir vizyon belgesi ortaya koymak istiyorum: Medya, doğru kullanıldığında toplumu iyileştiren bir panzehir; ancak yanlış ellerde ve denetimsiz mecralarda nesilleri çürüten bir zehirdir.
Bu noktada medyamızı, dijital uyuşturucu tacirliği yapanlara karşı kalkan görevini üstlenen bir yapılanmaya dönüştürmek mecburiyetindeyiz. Örneğin, yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarını "oyun içeriği" adı altında çocukların önüne düşüren platformlara karşı en sert hukuki ve etik yaptırımların uygulanması zaruriyettir.
Hukuki alandaki bu kararlılığımızı, hayata geçirdiğimiz Sosyal Medya Yasası ile daha da pekiştirdik. Bu yasayı; dijital vatanımızı ve evlatlarımızı her türlü sinsi saldırıdan koruyan milli bir kalkan olarak görüyoruz.
Artık dezenformasyonun, siber zorbalığın ve gençlerimizi bağımlılık sarmalına çeken denetimsiz mecraların karşısında devletimizin sarsılmaz iradesi var. Küresel platformları hukuk önünde muhatap ve sorumlu hale getirdik. Bizim tek bir derdimiz var; dijital dünyadaki başıboşluğu sona erdirmek ve nesillerimizin zihni selametini küresel odakların insafına bırakmamak.
Aziz Hemşehrilerim,
Mücadelemiz sadece uyuşturucuyla, sadece alkolle veya sadece sigarayla sınırlı değil. Biz, insanı insan yapan iradeyi hedef alan her türlü bağımlılığa karşı savaş açmış durumdayız.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı"nı bu yüzden devreye aldık.
Ayrıca ortaya koyduğumuz “siber devriye” faaliyetleri, dijital dünyanın denetimsiz alanlarında gençlerimizi koruma irademizin güçlü bir göstergesidir.
Tüm bu stratejik adımlar, AK Parti olarak yıllardır tavizsiz bir şekilde sürdürdüğümüz siyasi duruşun ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde varılan noktanın somut birer neticesidir. Cumhurbaşkanımız, bağımlılıkla mücadeleyi her zaman bir "milli beka" konusu olarak görmüş, bu alandaki kararlılığını her platformda dile getirmiştir. Bizim siyasetimiz, insanı yaşatmayı ve yüceltmeyi esas alır.
Buradan genç kardeşlerime de özellikle seslenmek istiyorum: Sizler bizim bugünümüz kadar yarınımız, umudumuz kadar gücümüzsünüz.
Sizi algoritmaların insafına, sanal bahis çetelerinin tuzağına, ekran bağımlılığının esaretine bırakmaya niyetimiz yok. Sizin enerjiniz; bu ülkenin üretimine, teknolojisine, sanatına, sporuna, savunma sanayisine, TEKNOFEST kuşağı olarak Türkiye’yi daha da ileri taşımaya lazım.
Unutmayın; bir tıkla kaybolan zamanın, bir oyunla zayıflayan iradenin, bir bahisle sarsılan hayatların telafisi kolay olmuyor.
İnşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı, bedenen ve zihnen sağlıklı nesillerin yükseldiği bir dönem olacak. Bağımlılıkla mücadeleyi, Türkiye Yüzyılı’nın en sarsılmaz sütunlarından biri olarak görüyoruz. Bizim için, iradesi hür, ufku açık ve her türlü esaretten ari bir gençlik, bu vizyonun asıl taşıyıcısıdır.
Geleceğimiz için, medyayı yıkımın aparatı haline getirenlere karşı, iletişimi inşa ve ihyanın güçlü bir zemini olarak kullanacağız. Medya politikalarımızı "yayıncılık anlayışını geliştirmek" seviyesinden, "geleceğin standartlarını inşa etmek" noktasına taşıyoruz. Biz AK Parti olarak; devletimizin tüm kurumlarıyla, belediyelerimizle ve teşkilatlarımızla bu seferberliğe destek vermeye devam edeceğiz.
Sözlerime son verirken; bu hayati meseleyi gündeme taşıyan Anadolu Yayıncılar Derneği’ne, Türkiye Basın Federasyonu’na ve destekleri için İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne şükranlarımı sunuyorum."
MİLLET HABER AJANSI












